| GAZİANTEP HAKKINDA - Tarihi Yerler |
| MÜZELER a)Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi: Müze binası ana kaya içine oyulmuş mahsen üzerine üç kattan oluşmaktadır. İkisi anayoldan diğeri ara sokağa açılan üç girişi vardır. Ön cephedeki işlemeli büyük kapıdan "Hayat" adı verilen avluya, küçük kapıdan ise "Selamlık" denilen bölüme geçilmektedir. Bina içerisinde Antep savunmasında kullanılan silahlar, savaş araçları, belgeler, kahraman ve şehitlerin fotoğrafları ayrı bir bölümde sergilenmektedir. Müzede yer alan diğer bölümler günlük yaşamdaki fonksiyonlarına göre yörenin eşyası ile donatılmış, mankenlerle teşhire canlılık ve gerçekçilik verilerek geçmiş hayatı günümüzde bizlere sunmaktadır. İlimize gelen yerli ve yabancıların hayranlığını kazanmış bir müzemizdir. b) Gaziantep Arkeoloji Müzesi: Şehrin merkezinde gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerkese bir sır gibi gizlediği tarihi ile dikkati çeken kale, ilimizin en önemli kültür varlıkları arasında yer alır. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği kesin olarak bilinmemekle beraber, kalkolitik dönemden itibaren iskan edildiği bilinmektedir. Restorasyon çalışmaları devam eden kale , çok istenilmesine rahmen ne yazık ki yabancılar tarafından gezilememektedir. Müze, neolotik dönemden kemik ve keramik parçaları kalkolotik ve bronz çağa ilişkin çeşitli eşyaları, figürinleri, Hitit çivi yazılı tabletleri, mühürleri, Urartu, Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli eserleri bünyesinde sergilemektedir. Yine Belkıs (Zeugma) ören yerinden elde edilen mozaik ve diğer heykeller, mezar taşları gibi eserler Belkıs (Zeugma) salonunda sergilenmektedir. c)Kurtuluş Müzesi: Milli mücadeleye yıllarından günümüze kadar gelebilmiş savaş aletlerinin sergilendiği müzemizdir. GAZİANTEP KALESİ Şehrin merkezinde gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerkese bir sır gibi gizlediği tarihi ile dikkati çeken kale, ilimizin en önemli kültür varlıkları arasında yer alır. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği kesin olarak bilinmemekle beraber, kalkolitik dönemden itibaren iskan edildiği bilinmektedir. Restorasyon çalışmaları devam eden kale , çok istenilmesine rağmen ne yazık ki yabancılar tarafından gezilememektedir. CAMİLER Hemen hepsinin yapımında kesme taş kullanılan Gaziantep Camileri plan ve süsleme bakımından farklıdır. Türk Memlukları devrine ait (1357) tarihli Boyacı camii en eski camidir. Yine Osmanlılardan kalan Ömeriye Aliyyünnacar ve Eyyüpoğlu camilerinin orijinal şekilleri Memluklar devrine aittir. Tarihi camilerimizden ilimize gelen yerli ve yabancılar tarafından gezilen yerlerimizdir. HANLAR ve BEDESTENLER Hanlar, Gaziantep'e gelen yabancıların mutlaka gezdikleri ve hayran oldukları tarihi yerlerimizdir. Bunlardan Anadolu Hanı ile Güven Hanı restore edilmiştir.Diğer hanlardan gezilebilenler ise ; Tuz Hanı, Millet Hanı, Belediye Hanı, İncioğlu Hanıdır. Binlerce yıldır ticaretle uğraşan kette bir çok çarşı ve bedesten vardır. 1781 tarihinde yaptırılan 5 kapılı, 80 dükkanlı Zincırli Bedesten halen hal olarak kullanılmaktadır. Yine Hicri 1281 yılında yaptırılan 72 dükkanlı Kendirli Bedesten de çarşı olarak kullanılmaktadır. YESEMEK AÇIK HAVA MÜZESİ Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı Yesemek köyündedir. Yayınlara "Yesemek Taşocağı ve Heykel Atölyesi" olarak geçen bu sit alanı , Köyün Karatepe denen yamacında yer alır. Bu arazi menekşemsi gri renkte ve son derece kaliteli bir bazalt damarına sahiptir. Dolarit diye de tanınan bu bazalt damarından yararlanmak amacı ile M.Ö.II.binin sonlarına doğru burada bir taş ocağı açılmış ve çıkarılan taş bloklarının işlendiği oldukça büyük bir heykel atölyesi kurulmuştur. Yesemek ilk defa 1890 yılında Zincirli'de ( Samal ) kazı yapan Felix Von LUSCHAN tarafından keşfedilmiştir. Buradaki sistemli araştırma ve kazı çalışmaları 1958-1961 yılları arasında Prof.Dr. Bahadır ALKIM Başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmüş ve 200'e yakın heykel taslağı çıkarılmıştır. Yapılan araştırmalar atölyenin, belgenin Hitit hakimiyetine girdiği ŞUPPİLLULİMA 1. devreye yani M.Ö 1375-1335 tarihleri arasında işletmeye açıldığını ve atölyede bölgenin yerli halkı HURLAR 'ın çalıştığını göstermiştir. Hitit İmparatorluğunun deniz kavimleri tarafından yıkılmasıyla atölyedeki çalışmaların durduğu görülmektedir. Daha sonra Geç Hitit Krallıklarından Şamal ( Zincirli ) Krallığının M.Ö. IX.yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren atölyeyi yeniden faaliyete geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu devreye ait yontularda bölgenin karışık siyasi nedeniyle Asur, Hitit ve Aramilerinde eserler üzerinde etkisini izlemek mümkündür. Bir çok devletin sanat özelliklerini taşıyan yontuların bulunması Yesemek Heykel Atölyesinin sanatsal açıdan önemini bir kat daha arttırmaktadır. TİLMEN HÖYÜK İslahiye İlçesinin 10 km. doğusundadır. Bölgenin en büyük höyüklerinden olup , 24 km. yüksekliğindedir. Araştırmalar burasının M.Ö.3000 yılının son döneminde büyük bir şehir olduğunu ortaya çıkarmıştır. Şehir iç ve dış kaleden oluşmaktadır. Duvarları büyük , düzgün kesme taştan yapılmıştır. Höyüğün Kuzeydoğusunda 8 km yüksekliğinde 17 basamak ve rampayla çıkılan yuvarlak kuleler vardır. Kabartmalı ortostatlarda süslü saray geniş bir alanı kaplamaktadır.Höyükte pek çok araç-gereç,çanak-çömlek ve takılar,eşyalar çıkarılmıştır.Höyükle ilgili belirlenen tarih M.Ö.2000 ile 1000 yılları arasındadır. |
| Detaylı bilgi için Gaziantep Valiliği internet adresine bakabilirsiniz. Ulaşmak için tıklayınız. |